Ana Sayfa » Şiirler

Aşkmıydı O?

8 Eylül 2006 41 defa okundu 21 Yorum

                 AŞKMIYDI O?  

 

Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi
Etime bir alev değmişçesine
Nasıl da yakardı öptüğü zaman
Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine

Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı
Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe

Ümit Yaşar Oğuzcan

21 Yorum »

  • siir said:

    uzun zaman gecti adam olsaydın
    uzun vakitler gecti adam olsaydın
    birazda karı kız işlerini az yapsaydın
    adam olsaydın senide alırdık aramıza
    gercekleri soyleriz diye korkmadan
    biraz adam olsaydın….

  • Faik Üst said:

    Sabahları yemek yiyemiyorum çünkü seni düşünüyorum,öğlenleri yemek yiyemiyorum seni düşünüyorum,akşamları yemek yiyemiyorum seni düşünüyorum,geceleri uyuyamıyom çünkü;karnım aç

  • Vatan said:

    Bu şiir….;
    ÖZGEÇ’mişindeki başarıları tarih kitaplarına sığmayan
    SARSILMAZ Ordumuzda görev yapan Mehmetçiklerimize
    ve toprakları üzerinde yaşamaktan gurur duyduğum Aziz
    Vatan’ımıza yazılmıştır…
    Saygılarımla
    VATAN

    Gönlümdeki mısrayı kalemime bağladım
    Kalbimin her atışı Vatan diye seslendi.
    Kanayınca yüreğim yüz yerinden dağladım
    Kanımın her akışı Vatan diye seslendi!

    Asker oldum Vatana büyük bir ihtişamla
    Taşıdım sancağımı şerefimle şanımla
    Gelinliğe çizdirdim bayrağımı kanımla
    Yavrumun her bakışı Vatan diye seslendi!

    Bir sergiyi gezerken hayallere dalmıştım
    El örmesi kilime hayretlere kalmıştım
    Ay yıldızlı deseni yüreğimdir sanmıştım
    Gördüğüm her nakışı Vatan diye seslendi!

    Nisan yağmuru vardı gökyüzünü karartan
    Gözlerde sığınacak mekanları aratan
    Bir haykırış duydum ki rahmete rahmet katan
    Her yıldırım çakışı Vatan diye seslendi!

    Elime albüm aldım dile geldi konuştu
    Kurtuluş savaşıydı gönlüm o yöne koştu
    Sandım ki yüreğime alevden bir kor düştü
    Gönlümü her yakışı Vatan diye seslendi!

    Albümdeki her sayfa yüreğime akıyor
    Bu İstiklal Marşı ki kalemler ağlatıyor
    Bütün sayfalarında Atatürk’üm bakıyor
    Kaşını her çatışı Vatan diye seslendi…!
    Vatan diye seslendi…!

    M. Levent ÖZGEÇ
    Gönül Pınarı isimli kitaptan
    2005

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – - MEYDAN OKURUM – - -

    Ne sonbahar ne de kış soğutur bu gönlümü
    Her yandan alev alsam KÖZE meydan okurum!
    Eşim,dostum ahbabım varsın duymasın beni
    Sözlüklere damlasam SÖZE meydan okurum!

    İster yolum sarp olsun isterse de çakıllı
    Kalemim nişanımdır bak sinemde takılı
    İsteyen deli desin isteyen de akıllı
    Bir yol çizdim kendime DÜZE meydan okurum!

    Tuzak olsa her yerde akıl almaz biçim de
    Namert’e nam verilse mert’te benim içimde
    Bir tek yürek ararken yürekçikler içinde
    Görmeyen bakar köre GÖZE meydan okurum!

    Sebepsiz çok sebepler her an çıksa karşıma
    Bir günde iki defa girsem yeni yaşıma
    Varsın dünya kurulsun taht misali başıma
    Bire bin haykırıp ta YÜZE meydan okurum!

    Aynalar dostum benim baksam düşman bakıyor
    Her geçen gün her saat içimi karartıyor
    Hep sormuştum kendime kim kimi ağlatıyor
    Gözlerimden yaş sızsa YÜZE meydan okurum!

    Sırrımı aynaların sırlarına bırakıp
    Sırrı dökülene dek yüreğime kapatıp
    İbret olsun diyerek kendime bakıp bakıp
    Yüzümdeki kedere İZE meydan okurum!

    Ay buluta saklansa karanlık olur yollar
    Fırtınalar kudursa eğilir bütün dallar
    Kime faydası var ki,gönül kırdı mı kullar
    Yaradan’a sığınıp YOZA meydan okurum!
    Yaradan’a sığınıp YOZA meydan okurum..!

    M. Levent ÖZGEÇ
    Gönül Pınarı Kitabından

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    Akıl hastanesine düşen bir şahısın hastane Müdürüne
    derdini şiirsel bir şekilde anlatmaya çalışması…

    – - – MÜDÜR BEY- – -

    Akıl pazarına açtım gönlümü
    Delilere eş saydılar müdür bey!
    Bir haftada yedi olan günümü
    Senelere beş saydılar müdür bey!

    Canım sıkılmıştı indim kayfeye
    Gayem muhabbetti dahası niye
    Doğruları kaptırınca eğriye
    Yek dedikçe şeş saydılar müdür bey!

    Akıllılar akıl kurup tezgaha
    Sıralanıp dizildiler bir rafa
    Koyun gibi düşüverdim bu gafa
    Kızardıkça şiş saydılar müdür bey!

    İzin almak için şöyle doğruldum
    Cüzdanımla ikramlara boğuldum
    Tesbih gibi masalarda dağıldım
    Dağıttıkça iş saydılar müdür bey!

    Kavga çıktı yüzellibeş çağrıldı
    Her birimiz ayrı yöne savruldu
    Komser Recep yığınlayıp kaldırdı
    Topladıkça leş saydılar müdür bey!

    Pusula güneyde ben kuzeydeydim
    Hele bir görseydin ah ne haldeydim
    Kahi gökyüzünde kahi yerdeydim
    Yürüdükçe keş saydılar müdür bey!

    Kurbanın olayım hor görme beni
    Akıldan noksansam yazdım mı seni
    Yaşarken sardılar ipli kefeni
    Bakırköy’e baş saydılar müdür bey!
    Bakırköy’e baş saydılar müdür bey..!

    M.Levent ÖZGEÇ
    Gönül Pınarı Kitabından

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – - KIRK SENE – - –

    Karakoç uykusunu harman edip savurmuş
    Rüyasında mübarek DÜŞ aramış kırk sene!
    Aptala ibret için ne usanmış ne durmuş
    Solucanlar da bile DİŞ aramış kırk sene!

    Ne var ki;Bu gün hocam yazıyorsam o günü
    İnan ki aratmıyor ne yarını ne dünü
    Dünyamız dönse bile değişmiyor ki yönü
    Bende her Mart ayında KIŞ aradım kırk sene!

    Yutunca pantolonu etekteki desenler
    İçindekini bırak pantol etekten inler
    Sizleri bilmem ama benim gördüğüm binler
    Yiğit olan hanıma EŞ aradım kırk sene!

    Etrafıma bakmıştım gönülde yas gözde yaş
    Ne gencinde belliydi ne ihtiyarında yaş
    Karışınca sofraya haram lokma haram aş
    Bu başımı koyacak DÖŞ aradım kırk sene!

    Her bahar sabahında dolaşmaya çıkardım
    Dilimden gözlerime hep ya sabır çekerdim
    Göz yaşlarım düştükçe bu nefsime çökerdim
    Kuytularda sığınıp LOŞ aradım kırk sene!

    Aksam olsa kararır gördüğüm bu manzara
    Diyerek yola düştüm geceler günden kara
    Şeytan der insanlığı koy artık bir kenara
    Adım adım yollarda LEŞ aradım kırk sene.
    Adım adım yollarda LEŞ aradım kırk sene…!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    BIRAKMADILAR

    Her akşam yüzlerce hayaller kurup
    Dalmak istiyorduk bırakmadılar !
    Bir aşk çeşmesinin yanında durup
    Dolmak istiyorduk,bırakmadılar !

    Şöyle bir düşündük gönüller yaslı,
    Boş hayale daldık gözler hep yaşlı,
    Bizden farklı mıydı Kerem’le Aslı,
    Olmak istiyorduk,bırakmadılar !

    Bir düş görsek hemen hayra yorardık,
    Ne var ki gönüller artık karanlık.
    Sen ben olsam beni,sende arardık,
    Bulmak istiyorduk,bırakmadılar !

    Şaşırıp kalmıştık,bu çıkmaz yolda
    Bir gün arar olduk,koca bir yılda
    Kaybolan sevdamız,kim bilir nerde
    Bilmek istiyorduk,bırakmadılar !

    Nerde kaldı bu aşk,sormayın bana
    Ben bir yana düştüm,aşkım bir yana
    Bedenler bıkınca,tak eder cana
    Ölmek istiyorduk,bırakmadılar!
    Ölmek istiyorduk,bırakmadılar..!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    DOKUZUNCU SOKAK

    Umutlar ekildikçe bu gönül bahçesine,
    Yollarım diken oldu,dokuzuncu sokakta!
    Yedi yılda bin hüsran takılınca peşime,
    Yıllarım diken oldu,dokuzuncu sokakta!

    Elden bir şey gelmedi dikenlerin içinde
    Hangi yana döndüysem,gül yok diken içinde
    Gönlümün ızdırabı tarifsiz bir biçimde
    Gözlerim hep yaş doldu,dokuzuncu sokakta!

    Gözlerdeki bu yaşlar inince yüreğime,
    Gönül çok hesap sordu,artık kendi kendine.
    Vurdular acımadan bükülmez bileğime
    Umutlar bir bir soldu,dokuzuncu sokakta!

    Maziyi düşünsem boş,bu günse dünden sarhoş
    Bir çıkmazın içinde,ister dolan ister koş,
    Yüreğim bundan böyle,çok karanlık çok da loş
    Yanlışı doğru bildi,dokuzuncu sokakta!
    Yanlışı doğru bildi,dokuzuncu sokakta..!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    HAYAT TÖRPÜLEME SANATI

    Şairin ifadesiyle;
    Yazı yazdım Hasan’a
    ha Hasan’a,ha sana…
    Bizde almasını ve yaşatmasını bilene deyip geçelim…
    HAYAT TÖRPÜLEME SANATI
    1….Kendini çok beğen.Eleştiriye tamamen kapalı ol.Yaptığın her işi doğru say.
    2….Menfaatine fazlasıyla düşkün ol.
    3….Yaptığın işlerde hiç bir zaman hatayı kabul etme.Konuşmaların ve sözlerinle
    karşıdakini öyle bir duruma getir ki sonunda hatayı kendindaramak zorunda
    kalsın.
    4…..Fazla ısrarcı ol..Israrın yüzünden karşındakini zor duruma düşürmezsin.
    Israrını bir sevgi gösterisi say.Fazla ısrarın da terbiyesizlikten sayıldığını unut.
    5…..Kendini her zaman çok akıllı ve kabiliyetli biri olarak gör.
    6…..İnsanları da etki altına almaya çalış ki, sana danışmadan hiçbir işyapamasınlar.
    7…..Kendi düşüncelerine ters olanların aleyhinde propaganda yaparak onları yalnız
    bırakmaya çalış ki,her an yanında birileri olsun…
    8…..Yalan da olsa kendine her zaman iltifat et.
    9…..Başkalarının mutluluğu senin için hiç bir anlam ifade etmemeli bu mutluluğa
    kendini de dahil ettirmeye çalış.
    10….Çıkarın ve menfaatin sonunda doğabilecek sonuçları hiç bir zaman düşünme!
    Zaten zonrası da seni hiç ilgilendirmez.
    11…..Kendi çıkarını; Toplumun ve etrafındaki şahısların çıkarından üstün gör.kötü
    gün dostuymuş gibi görün,bol,bol akıl ver.
    12…..Düşüncen ve tasarladıkların olmaması halinde; İnat,ısrarcı ve özellikle baskıcı ol.
    13…..Sürü psikolojisini her zaman kendine örnek al.
    14…..Eflatun dermiş ki; Saygının olduğu her yerde korku olur ama korkunun olduğu
    her yerde saygı olmaz.Bu sözü her zaman bir kenarda bırakmayı kendine prensip
    et…
    15…..Kısaca Hz.Ali’nin bu güzel sözünden yola çıkarak; Çevrendeki insanları
    inandıkları gibi yaşatmayarak, yaşadıkları gibi inanmaya mecbur bırak.
    Ve;
    Son olarak düşün…Ben neymişim ya…?

    M.Levent ÖZGEÇ
    Mayıs 2001

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    İSİMSİZ

    Biçilir üstüne beyaz bir kefen
    Musallaya yatan beden sır olur.
    Derse de gülleri kabrinde eren
    Sanma ki güllerden mezar kır olur!

    Düşünüp daldın mı şöyle derine
    Mum ışık veriyor burda dibine
    Bir ah değmiş ise aciz tenine
    Gözlerden dökülen akar kir olur!

    Bozulan gelenek bozulan töre
    Karıştı bu düzen göz göre göre
    Bildiğin kul kula olmuşsa köle
    Yüreğim dediğin bakar kör olur!

    Duymazsan içinde mazlum ahını
    O zaman git seni kendinde tanı
    Görülmüş mü makamıyla yatanı
    Mekanına rahmet yağar kor olur!

    Temennidir ancak dualarımız
    Hep yarına olur umutlarımız
    Mahşeri buldu mu hesaplarımız
    Belki de bir ışık doğar nur olur!

    M. Levent ÖZGEÇ
    Mısralar da ağlar kitabından

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    Şair Abdurrahim KARAKOÇ’un
    Mihriban şiirine

    YİĞİDİM 1(Nazire)

    Sarı saçlarıma deli gönlünü
    Bağlasan da çözülüyor yiğidim
    Bu sevdada bulamadın yönünü
    Yolun sonu seziliyor yiğidim!

    Yar deyince kalem geldi aklına
    Mısraların şaşa kaldı aşkıma
    Lambanda alevin döndü şaşkına
    Aşk tarihe yazılıyor yiğidim!

    Artık ne naz kaldı ne de bir hile
    Bu aşkın diline bak düştük bile
    Seneler asırlar değişti diye
    Töreler de bozuluyor yiğidim!

    Tabiplerde derman olsa yaraya
    Aşk deyince derde derman arama
    Her sevenin bir sevdiği var amma
    Aşka hudut çiziliyor yiğidim!

    Bağlandı diyelim bülbül gülüne
    Çare var mı ayrılıkla ölüme
    Alıştım bu bahtın tahammülüne
    Boşa çalsam eziliyor yiğidim!

    Tarif ettin işte sevdanı bana
    Aşkın ıstırabı bir sende sanma
    Sevdaya binlerce düğüm atsan da
    Çözüyorlar çözülüyor yiğidim!
    Çözüyorlar çözülüyor yiğidim…!

    M. Levent ÖZGEÇ
    13 Haziran 2001
    ‘Mısralar da Ağlar Kitabından’

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    Şair Abdurrahim KARAKOÇun Mihribanım şiirine naziredir.

    —YİĞİDİM 2 —

    Unutmak kolay olsaydı Unuturdum çoktan seni
    Oğlum kızım olsa bile Avutur muydum kendimi
    Ben dalımda kalırım hep Bu beden eriyene dek
    Unutturmaz hiçbir sebep Unutamadım yiğidim!

    Yıllar sinemde yaşlandı Anılar bir bir canlandı
    Deli gönül uslanmadı Unutamadım yiğidim
    Düşünürüm gündüz gece Aklımı almış üç hece
    Hele Karakoç dedikçe Unutamadım yiğidim!

    Geçen yıllar sevgi seli Gönül bu aşkın esiri
    Bilmem nasıl sabretmeli Unutamadım yiğidim
    Düzen kurulur sevgide Filizler açar yenide
    İstersen bana deli de Unutamadım yiğidim
    Unutamadım…!

    M. Levent ÖZGEÇ
    13 Haziran 2001
    ‘Mısralar da Ağlar Kitabından’

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    Canım hocam Halil SOYUER’İ rahmetle anıyorum.
    Onun ‘KİM BUNLAR’ İsimli şiirinden etkilenerek yazılmıştır.

    – - – KİM BUNLAR – - -

    Benim gönül dünyama kimleri davet ettim
    Bazıları vardı ki GELMEYE erindiler!
    Mutlu olduğum anlar gözlerimde parlarken
    Bazıları vardı ki GÜLMEYE erindiler!

    Sabır çekip oturdum kıbleye yüzüm verip
    İnsanların içini bir bir içime serip
    Olanın ve bitenin o an farkına varıp
    Sorduğum soruları BİLMEYE erindiler!

    Çıkmazların içinde bir çıkar yol aradım
    Gönlümde ki yer çoktu onları da sarardım
    Ne yazık ki ben var ya bu uğurda sarardım
    Gözümdeki yaşları SİLMEYE erindiler!

    Gönlüm sükut etmedi kaybetmiştim kendimi
    Karıştırdım içimde boylam mıydı enlem mi
    Yitirince anladım benliğimde ki beni
    Kaybolan umudumu BULMAYA erindiler!

    Kendime geldiğim an vakit artık geçmişti
    Benim gönül dünyamdan kimler gelip geçmişti
    Müstehakmış onlara yanlış bir yol seçmişti
    Bencilliği taşlara ÇALMAYA erindiler!
    Açtığım bu gönülde KALMAYA erindiler…!

    M.Levent ÖZGEÇ
    ‘ GÖNÜL PINARI Kitabından’

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    KIBRIS DESTANI

    Kızılısı günün kör sabahında
    Hevesleri sele verdim bu gece!
    Şiryan olup her yürekte cenahta
    Nefesleri yele verdim bu gece!

    Duydum ki Kıbrıs’ı hüzün bürümüş
    Yürekler dikenli telle örülmüş
    Sancağım üstünden hesap görülmüş
    Hesapları çöle verdim bu gece!

    Libas giydim üzerime dar geldi
    Söz söyledim edebime ar geldi
    Alevimden Temmuz bana kar geldi
    Ateşleri küle verdim bu gece!

    Beşparmağı mesken tuttum gözümde
    Ne hayaller dize geldi dizimde
    Türk oğluyum hep destan var özümde
    Yürekleri dile verdim bu gece.
    Yürekleri dile verdim bu gece..!

    M. Levent ÖZGEÇ
    (Mısralar da Ağlar Kitabından)

    Kızılısı; Yılın en sıcak günleri olan temmuz ayının ikinci yarısına
    verilen ad.
    Şiryan; Atardamar
    Cenah; Savaş düzenindeki ordunun sağ veya sol iki yanındaki
    kollarının her biri.
    Libas; Elbise
    Beşparmak : Kıbrıs’ta bulunan dağlar.

  • Beyinli,Beyinsizler (Düz Yazı) said:

    BEYİNLİ,BEYİNSİZLER..!

    Yeni bir düz yazı ile huzurlarınızdayım! Eminim ki bu yazdıklarıma
    sizlerde katılacaksınız!
    Bu sefer kaleme almak istediğim konu beyin!Yanlış okumadınız
    evet beyin..!Yani; Bazen sofralarımıza limon ile davet edilen,kimilerine
    göre itici,kimilerine göre çekici bir lezzet olan beyin veya beyin salatası!
    Zaten her beyinsofralara ulaşıp yenmiyor ama insanın kafasını,beynini
    karıştıran beyinler tabiiki bazen sofralara da düşmüyor değil hani…
    Canlı,cansız her şeyde olan beyin,örnek verecek olursak; Bir
    hayvanın beyni,bir elektronik cihazın beyni,bilgisayarlarımızın beyni v.s.
    Ayrıca bunların içerisinde bir tanesi var ki; Eşref-i Mahlukat denilen
    yaradılanların en şereflisi olarak adlandırılan biz insanların beyni…
    Bu kadar beyin içerisinde ise en tehlikeli olanıda insan beyni olduğunu
    eminim ki sizde düşünmüşsünüzdür !
    Biz insanlara bahşedilen bu beynin yanında birde nefs verilmiş ki,ikisi
    birden her zaman bir bütünlük arz etmiştir.Bu nedenle bizler,birbirimize
    saygı kavramını bazen karıştırıveririz ve aklımıza hemen bu güzel söz
    geliverir ve sonra”’Bazı insanları tanıdıkça,hayvanlara daha fazla saygı
    duymaya başlarız”’ sözü; Ne kadar bazı gerçekleri anlattığına hak veririz.
    Şahsen benimde tespitlerimde dikkatimi çeken beyinle ilgili bir konu
    daha olmuştur.Oda bir tek hayvanlarda şahit olduğumuz sürü psikolojisi.
    Nadir olsa da bu psikolojinin bazı insanlarda da görüldüğüne de inandım.
    Bir beyin deyip geçmemek lazım sanırım.Birine sinirlenildiği zaman veya
    mantıksız bir teklif duyduğumuz zaman ‘ Kuş Beyinli’sözünü sanırım ki
    hepimiz kullanmışızdır.Oysa,o kuşunda kendine göre küçük bir beyni vardır.
    Ona yaklaşmaya çalıştığımız an kendisine zarar gelebileceğini düşünerek
    uçup gider.Çok nadir olarak bir hayvan,başka bir canlıya zarar verir.
    Ya önünden yemeğini almaya çalışırsın yada kendisine bir başka canlı
    tarafından zarar gelebileceğini düşünerek kendini savunmaya geçer.
    Peki düşünelim mi şimdi? Yaradılanların en şereflisi olan bizler,yani
    eşref-i mahlukatların hepsi için verilen bu ünvanın ne kadarını hak
    ediyoruz.Onun için ;
    Beyinli,beyinsizlere biz ne diyelim,bilmem ki ?

    M.Levent ÖZGEÇ

  • Arar Oldum... said:

    Genç yaşımda girmiştim bu karanlık yollara
    Bir kaç yılın içinde dünümü arattılar !
    Karanlıklar içinde gözüm dalarken yola
    Dört duvarın dibinde önümü arattılar !

    Dönüp baktım maziye halime gülüyordum
    Düşünüp o günleri deli miydim diyordum
    Yollar kapanmış artık çıkmazda gidiyordum
    Şaşırınca yolumu yönümü arattılar !

    Nefsine yenilince dost görünen zalimler
    Gözyaşıma ağladı yarınımdaki dünler
    Gönlümdeki feryadım mısralarımda inler
    Aklıma düştüğü an günümü arattılar !
    …………………………..Günümü arattılar…!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – -DÜŞÜNMEKTEN KORKAN mı VAR ? – - –

    Bu sefer kaleme almak istediğim konu ;
    Güzel sözlerin insanların hayatıyla bire bir nasıl bağlantılı
    olduğunu örnekler vererek açıklamaya çalışmak olacaktır.
    Kullanılan bu güzel sözlerin ne kadar önemli bir yere sahip
    olduğuna,ne kadar gerçekleri anlattığına gelin birlikte karar
    verelim.
    İlk olarak sevgi ve saygı kavramını ele almaya çalıştım.
    Eflatun der ki ; Saygının olduğu her yerde korku olur ama,
    korkunun olduğu her yerde saygı olmaz.Bu konuda birde
    Pastör’ün güzel bir sözü vardır.Oda demiş ki ;Ben bir çocuğa
    baktığım zaman ona iki türlü duygu beslerim.Bunlardan birincisi ;
    O bir çocuk olduğu için onu çok severim.İkincisi ise ; O yarının
    bir büyüğü olduğu için ona çok fazla saygı duyarım.
    Ne kadar gerçek payı olan güzel sözler değil mi ?
    Bu güzel sözden de anlaşıldığı gibi sevgi de,saygı da her zaman
    karşılıklı olmuş,birbirinden ayrılmayarak bir bütünlük arz etmiştir.
    Zorla duyulan ne saygı ne de sevgi olur.Zorlama ile sevgi ve saygı
    duydurmak isteyenler de,her zaman kişiliğinden ve karakterinden
    kaybettikleri de açık olarak çevresi tarafından gözlenmiştir.
    Yaradılanların en şereflisi olan bizler bazen saygı kavramını da
    karıştırıveririz ve sonra ; Özellikle bazı insanları tanıdıkça,
    hayvanlara daha fazla saygı duyduk ya…Diyerek bu acı gerçeğin
    maalesef ne kadar doğru söylenmiş bir söz olduğunu kabul ederiz.
    Menfaatler uğruna,büyük bir haz duyarak bir başka canlıya zarar
    Veren yine bizler değil miyiz ? Bu konuda ise Thomos MORE şöyle der.
    ”’Birilerinin acıları ve üzüntüleri karşısında keyif sürüp saltanat yapmak
    krallık değil,zindan bekçiliği yapmaktır.Bu sözü ise kesinlikle kabul
    etmeyen maalesef yine bizleriz.Hele bazıları vardır ki ; Mikrofonla nikah
    kıymışca, Ledric DUMAND ‘ın bu güzel sözünü de onaylar gibi
    “Öyle horozlar vardır ki , Hep öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.”
    Diyerek çevresinde bulunan insanları da yaktıklarının farkına bile
    varmazlar.
    Hepimiz bu kelimeleri çok sık kullanırız.”’ Bana akıl verme para ver
    Veya aklını kendine sakla gibi…”Elbette akıl danışılacak insan,kişiden
    Kişiye değişir.Hele akıl vermeye kalkan bir sözümde de söylediğim
    gibi “toplum içinde kendisini çok zeki sanan insanlar,zekalarını da her
    zaman kendi zekalarıyla yarıştıranlardır.” Veya Bourliagut’un sözüyle de
    “Akıllı olmak isteyen bir eşeğin ilk katlandığı şey,kendisinin gerçekten
    bir eşek olduğu gerçeğidir.” gibi…
    Büyüklerimizin saygıyla ellerinden öperek şimdi bu güzel sözlere
    korkuyla yaklaşanlara,Peyami SAFA’ nın söylediği gibi “Yaşlanarak değil,
    yaşayarak tecrübe kazanılır,zaman insanları değil armutları olgunlaştırır”
    sözü veya karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla hoş görebilirsiniz ama;
    Hayatta ki asıl trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır sözünü…
    Sanırım iyice düşünmemiz gerekmiyor mu..?

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – - Menfaat Teröristleri – - -

    Merhaba ! Yeni bir düz yazı ile huzurlarınızdayım. Yazmış olduğum
    bu yazıma başlık yazarken çok düşündüm.Terörist derken de bu
    kelimeye birde benzetme yaparak kaleme almak istedim.
    Terörist kelimesi ; Vatan toprakları üzerinde Vatan ve bayrak
    sevgisiyle yaşamaya çalışan insanlarımıza karşı uygulanmak istenen
    bir çeşit şiddet ve yıldırma gösterisi olduğunu hepimiz biliriz.
    Bu kelimeyi iki yönlü olarak incelememiz gerektiğini düşünüyorum.
    Sanırım sizlerde benim düşüncelerime katılacaksınız.
    Vatana,bayrağa ve milletine yürekten bağlı olan bir insanın tek
    hedefi,bu sevdasıyla bu topraklar üzerinde huzur içerisinde
    yaşamasıdır.
    Yoksa ; Bu güzel kızıl derili sözünden hareketle ‘ Vatan toprakları
    bize atalarımızdan miras kalmadı,bizler onu çocuklarımızdan ödünç
    aldık ‘ nasıl diyebiliriz ? İleride bize sormazlar mı ? Baba veya anne ;
    Bu Vatan benim size emanetimdi hani. Neden böyle yaptınız ?
    Bu soruya nasıl bir cevap verebiliriz değil mi ?
    Konuyu dağıtmadan dilerseniz birde teröristin diğer yüzüne bakalım.
    Yani menfaat teröristlerine…Şimdi burada bazı konular farklı olsa da
    düşünce aynı. Menfaat… Kısaca menfaati uğruna her şeyi göz önüne
    alanlar. Dikkat ederseniz de her ikisinde ilk olarak kullanılmalar dikkati
    çeker.
    Bazı insanlar amaçları ne olursa olsun menfaatleri uğruna bir başka
    insanları kullanmayı çok severler.Bir başka yazımda da söylediğim
    gibi beyinli beyinsizler adını almaya hak edenlerin sayısı da sanırım
    hiç az değil.
    Sonuç olarak her iki durumda da söz konusu olan bir veya birden
    Fazla terörist…Bu soruyu da her zaman kendime sormuşumdur.
    Şimdi böylesi durumlardan yola çıkarsak verilmek istenen hizmet
    veya planlanmak istenen düşünce de maalesef aynı değil midir..?

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – - ANLAYANA – - –

    Sanmayın bir benim hayatım söndü
    Benimle üç garip,bakar ağlarız !
    Sanmayın bu günler maziye döndü
    Maziden resimler yakar ağlarız !

    Daldıkça maziye gözler ıslanır
    Islanmış gözlere gönül yaslanır
    Yıkılan yürekler nasıl uslanır
    Her an içimizi çeker ağlarız !

    Bir felaket gelmiş bu başımıza
    Zehir olup düşmüş her aşımıza
    Acımamış bizim genç yaşımıza
    Kadere hep boyun büker ağlarız !

    İsyankar halimiz kimler içindir
    Yürekler yandıysa sevda içindir
    Benim yazdıklarım binler içindir
    Her zaman bir hüzün çöker ağlarız !

    Gün olur bu devran değişir elbet
    Kalıcı değil ya biter bu nöbet
    Şimdi gönülleri gel de davet et
    O gün bir çift sözü döker ağlarız !
    Döker ağlarız ..!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    UTANMADILAR ..!

    O Adları andıkça mazime düşman oldum
    Alfabemden harf sildim yine utanmadılar !
    Her geçen gün her saat bin bir isyanla doldum
    Çakalları dost bildim yine utanmadılar !

    Dolaşmaya çıkmıştım yöneldim bir tarafa
    Yaşlı gözlerim ile baka kaldım etrafa
    O an gözüm takıldı dalınca o tarafa
    Bir an karşımda buldum yine utanmadılar !

    Gördüler bu halimi hala gülüyorlardı
    Yıllardır bu bağrımı sanki kim deliyordu
    Kabul etmezler ama iyi biliyorlardı
    Hep biçar kalıp soldum yine utanmadılar !
    …………………………….Yine utanmadılar..!

    M. Levent ÖZGEÇ

  • M.Levent ÖZGEÇ said:

    - – - ARAMAYIN – - –

    Gönlümün yönünü çevirdim artık
    Karşıma çıkmaya yol aramayın !
    Maziden çok anı devirdim artık
    Gönlüme akmaya yıl aramayın !

    Yıllarca gönlümle baş başa kaldım
    Avutup ben beni hayale daldım
    Selam değmeyenden selamın aldım
    Gönlümü çalmaya dil aramayın !

    Ne umutlar vardı döndüler gama
    Elem keder içtim hep kana kana
    Artık vakit çok geç dönmem o yana
    Benden tutunacak dal aramayın !
    Benden tutunacak dal aramayın ..!

    M. Levent ÖZGEÇ

Yazı ile ilgili yorum yapın

Konuyla ilgili yorumlarınızı ve sormak istediklerinizi aşağıya yazabilir diğer okuyucularla ve yazarla paylaşabilirsiniz, yazıdan alıntı yapacak olursanız lütfen geribildirim yapmayı unutmayın. Yazıdaki yorumları RSS olarak takip etmek için tıklayınız.

Lütfen konu dışında yazı yazmayınız