İsmiHatırA

ister acı olsun ister tatlı HATIRA’lar insana acı verir Dostoveski

Vuslatsız Sevda

Altında dosyalandı: Şiirler — Admin at 11:13 am on Salı, Aralık 12, 2006

Yürüdükçe sevdam kayboldu benden
Vuslatı sevdamdan usanır oldum
Ruhuma gideyim candan, bedenden
Belirdikçe aşkım utanır oldum

Çırpınır, duramaz, can kafesinde
Son sözü sonsuzluk, son nefesinde
Kırıldı kalemim aşk celsesinde
Urgana sehpasız uzanır oldum

Tabib bildiğini varsın söylesin
İster mevzu, ister mecnun eylesin
Dört mevsim üzdüğüm hazan neylesin
Öldükçe bedenim uyanır oldum
ugur ısılak

4 siir.. Sizde siir yazin.. »

119

Siir.. tarafından aybüke

Aralık 28, 2006 @ 18AraEETR

tabib bildiğini varsın sölesin
istermevzu ister mecnun eylesin
dört mevsim üzdüğüm hazan neylesin
öldükçe bedenim uyanır oldum

124

Siir.. tarafından →ღн ι ℓ α ℓ ι мღ←

Ocak 4, 2007 @ 8OcaEETR

DeLi RuZGaRıMDa SaVRuLaNLaR

sevgini bir yıldıza bağla her gece çığlıklar atsın onu

gün ışığında sakla saklaki kimsenin gözü kalmasın

sevildiğini bil bilki yüregin hiç acımasın..

İstersem Dağı Un,Demiri Yün,Geceyi Gün Ederim,

Seversem Dikeni Gül,Nefreti Kül,Yüreğimi

Yol Ederim,Ama Gidersem Dağları

Deler,Kalbimi Kilitler Her Şeyi Siler Giderim….

125

Siir.. tarafından →ღн ι ℓ α ℓ ι мღ←

Ocak 4, 2007 @ 8OcaEETR

YAĞMULRLARLA ÖPÜŞMEYE GİDİYORUM
Yüreğime bir beden büyük gelen umutları Üzerimden çıkarıp gidiyorum.”
Küçük bir çocuğun duası gibi Masumluğunu sundum sana aşkın.
Ama sen, “İmkansız bir aşk “ deyip sustun.Oysa sana dair ne düşlerim vardı.
Dans edecektim yağmurlarda seninle.Yıldızların saçlarına düştüğünde,
Bir gökkuşağı çizecektim beyaz tuallere.
Asla kırgın değilim sana…Özgürdün, hürdün elbet.
Güneşte yaşamak varken,Karanlıklarda boğulmayı göze alamazdın sen…
Gözlerine sakladığım baharlara Veda busesini yapıştırıp gidiyorum.
Aslında bir teşekkür borçluyum sana,Yarım bir adamın karanlıklarına
Rüya misali baharlarınla konakladın..
Her nefesinde,Mevsimleri soludum gözlerinde.Kırılmış bir gönül mabedine Bir gülüş ekledin ya,
Bir ömür yeter bana..Hep ağladığımda öper dururum
Baharda açmış o gülüşlerini……
Gittiğim yerlerde,Kim bilir belki de alışırım.Alışacağım; gözlerinin yokluğu değil elbet.
Bahçemde ezilmiş güllerin çığlıklarına ,içimdeki çocuğun gözlerindeki ıslaklığına,
Elbet bir gün alışırım….
gidiyorum, Aynalara ağlamaklı suretimi bırakıp
Masum çocukların dualarına gidiyorum…Senin uyuduğun saatlerde ben,
Bu şehri, bu yüreği sana bırakıp
Yağmurlarla öpüşmeye gidiyorum…..

127

Siir.. tarafından CEREN

Ocak 4, 2007 @ 15OcaEETR

DÖNÜŞÜN

Dönüşün böyle olmamalıydı
Kapıma gelmemeliydin bu halinle
Yıkılmışlığı en iyi ben bilirim
Boynu büküklüğü de!
Hoyratça bir ayrılık verdin ya ellerime
Zamansız şivanındayım gör ki,
Saramış resimlere
Terkettiğim gençliğe…

Ben mi o sevdaya emek vermedim?
Yüreğim nasır nasır alev alev yanmadı
Senin sokağının bekçisi de beni tanımaz
Hiç boğulur gibi olmadım
Olmadım değil mi akşamları?

Yüreğime patlayan sessiz yıldırımları
Gözlerimin kaynarı sevda bulutlarını
Hiç görmedi bilmiyor,
Sokağının yamacı…
Beni nerden hatırlasın öyle mi?
Eviniz önünün Sen uyurken kaç kez gelip geçtiğim,
Kavak Ağacı…

Ellerim eline değdi mi ki sanki!
Dudaklarım seni anımsamıyor
Uzun mu kısa mıydı
Belinin akarına bıraktığın saçların…
Sahi gamzelerin mi vardı?
Vadisine beter pusu kurduğun
Kara bir yeşil miydi?
Rengi neydi gözlerinin,
Tetik tetik can evimi vurduğun…

Hangi yıl geldiydin,
Hangi yıl gittin.
Kaç kış ötesiydi yediğim vurgun
Gülüşün dün gibi aklımda ama
Sahi nereliydin
Adın neydi
Ezber ezber unuttum!

Özlem krizlerini en iyi ben bilirim
Ben bilirim en sara hasret komalarını
Kapımı çalmamalıydın bu halinle
Geri dönüşün böyle olmamalıydı…

Zaman ardiyesine gömülü anıların
Dini mezhebi olsa
Dili olsa konuşsa sevdaların…
Tutmak mı düşerdi payıma
Yasını ayrılığın?
Hoyrat divanındayım artık
Hesabıma bir sensizlik yazdığın
Acımasız dünyanın…

Yıkımı en iyi ben bilirim
Diplerinde bilmem kaç kez sabahladığım
Vicdanı taş olmasa
Lafı olsa konuşsa otel odalarının
Kaşığıma koyduğun sevda kanının
Kavurur tipileri harcı mıydıki bunca?
Şu zemheri zulmüne fırlattığın hayatın…

Bir sahil kentine resmini yırttım!
Rakıya da çok oldu uğramıyorum
Anılar hüzzamını artık bir seyrek dinliyorum
Hani senin için mısra mısra ağlayan
Bir kalem vardı ya
Yarasını nadasa bıraktığım…
Vay sen sağolası,
Dün gece kırdım!…

Bende bu sevdaya emek mi verdim!
Masamda geceler hüzzamımda sen
Tut ki kağıtlara nasır vermedi parmaklarım
Şairliğim de on para etmez işte!
Kaç yıllık vezinbazın,
Ünsüz bir mısrabazım…
Talanımı emzirdiğin o devasa sevdadan
Şiir diye hep ayrılık mazbataları yazdım…

Sen benim tufanım
Koca yıkılmış yanım!…
Sen ki beni hayatla fena kapıştıranım.
Sen gönlünüm bir varmış bir yokmuşu yalanım
Vay seni sevda külüm
Vay sadece dizelere kalanım!…

Seni yüreğimin ta ortasına…
Sahaf tezgahlarına düşenim hanesine ekliyorum
Olur ya bir gün okursan beni eğer
Kanarlı yaraların kitap kitap mezadı
O imza günlerinin,
Birine bekliyorum!…

Dönüşün böyle mi olmalıydı
Kapıma mı gelmeliydin bu halinle
Çaresiz ben yaşadım yoksun cinnetlerini
Ben bilirim en hoyrat yıkım nöbetlerini…
Bilesin yar,
Güz vurgununu vurdu mu tam vuruyor
Beni bıraktığın yerde zaman bir yaman
Elde ne var ne yok zorla alıyor…

RIDVAN AYDIN
Eylül Bulutları’ndan
Organize manager
Ceren Güngör

Siir Ekle